Başkanlık, milletvekili seçim anket sitesi : Dijital Sandık
2019 Yerel Seçim Anketi

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Ankara’yı rastgele ellere teslim edemeyiz.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Ankara'da Ankapark “Wonderland Euroasia” açılış töreninde konuştu. Erdoğan konuşmasında Mansur Yavaş hakkındaki iddialara değinerek, "Ankara’yı rastgele ellere teslim edemeyiz. Sahte imzalarla senet imzalayanlara teslim edemeyiz. İki dönem kaybeden birisiyle Mehmet bey mukayese edilir mi? İstiyoruz ki Ankara emin ellerde devam inşallah desin" dedi. Erdoğan ayrıca Ankapark'ın 31 Mart akşamına kadar ücretsiz olacağını duyurdu.

İşte Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:

Gebze – Halkalı hattının açılışını gerçekleştirdik. Ardından Tıp Bayramı’nda Ankaramıza gurur verici bir eser kazandırdık. Son bir hafta içerisinde pek çok eseri resmen hizmete açtık. Ankaralı kardeşlerimin, özellikle gençler ve çocuklarımızın hasretle beklediği büyük bir projenin açılışını gerçekleştirmek üzere bir aradayız.

Toplam büyüklüğü 1 milyon 300 bin metrekareye varan Ankapark tüm Türkiye’nin gurur sembollerinden biridir.

Ankapark aynı zamanda çevre dostu bir projedir. Toplam maliyeti 1 milyar 396 milyon lirayı bulan Ankara Büyükşehir Belediyemiz yıllık 50 milyon lira kazanç elde edecektir. Ankapark’ın şehrimize çok ciddi katkıları olacaktır. Ankara’nın marka değerini daha da artıracağına inandığım bu önemli eserin size ve tüm kardeşlerime hayırlı olmasını diliyorum.

Havaların biraz daha ısınmasıyla beraber Ankapark’ın da dolup taşacağına inanıyorum.

Başta Melih Gökçek kardeşim, diğer görevliler, mimarı ve mühendisiyle katkısı emeği bulunan herkese bir kez daha teşekkür ediyorum.

İstanbul’u fethederek çağ açıp çağ kapatan büyük sultan, bir şehri imar etmekten halkın kalbini kazanmaktan daha büyük bir mutluluk hüner yoktur diyor. Bundan daha güzeli olabilir mi? Ne diyoruz biz? Baki kalan bir bu kubbede hoş bir sada imiş meğer. Vatandaş ‘Allah razı olsun’ dediğinde akan sular durur. Sultan Fatih’in bu veciz ifadesi çağlar ötesi bir tavsiyedir. Biz siyasi hayatımız boyunca bu tavsiyenin aydınlığında yürüdük.

94’te şehrimize bu hassasiyetle yaklaştık. 2002’de kendimize bu öğütleri rehber kıldık. Kul unutkandır, fıtratı gereği hata yapmaya müsaittir. Elbette bizim de zaman zaman eksiğimiz, noksanımız oldu. Ama ben dün akşam da söyledim. Buradan da söylüyorum. Tüm belediye başkanlarıma söylüyorum. Bakanlarıma da söylüyorum. Halkımın gönlünü kıran benim de gönlümü kırmış olur. Çünkü biz gönüller kırmaya değil, gönüller yapmaya geldik. Böyle çalışacağız.

Bürokratik oligarşiden darbeci zihniyete kadar pek çok zorlukla yüzleştik. Ama bir an olsun yüzümüzü milletten ayırmadık. Kapımıza, ayrımcılığı, millete tepeden bakmayı asla yaklaştırmadık. Düşünün CHP’nin Hatay belediye başkanı ne diyor? “Oy yoksa yol da yok, hizmet de yok.” Böyle kibir kulelerinden asla olmadık. Benim bir belediye başkanım böyle dese; kusura bakmasa kapıya koyarız. Bu tür adımları attık. Sadece bize oy veren vatandaşlarımız için değil 82 milyonun her bir ferdi için çalıştık.

Sandıkta verilen görevin hakkını koşarak koşturarak ödemeye gayret gösterdik. Sizin emanetinizi, teveccühünüzü boşa çıkartmamak için gece gündüz demeden mücadele ettik. Buradan sizlerin aracılığıyla tüm Türkiye’ye bir kez daha şu gerçeği ifade etmek istiyorum. Bize oy versin, vermesin her bir kardeşimin şunu çok iyi bilmesini arzu ediyorum. Diğer partilere gönül vermiş vatandaşlarımın dikkatini buraya çekmek istiyorum.

Siyaset özünde rekabettir, bir hizmet yarışıdır. Ama yalan değil. Yalandan daha büyük bir felaket olmaz. İşte ben Hatay’da 6 tane baraj yaptığımızı söylüyorum, ana muhalefetin başındaki zat Antalya’da diyor ki “Hatay’da baraj yok ki” diyor. Eline diline dursun ya. Bana diyorsun ki bunun bir danışmanı yok mu? Bunu sana tavsiye ediyorum, senin bir defa kılavuzun kim ona bak. Bunun kılavuzu karga. Ve bütün her şeyiyle, televizyonlara da talimatı verdim. Dedim bizim oradaki Hassa’daki Reyhanlı’daki bütün barajlarımızı yayınlayın, görsün. Akşam yalan, sabah yalan. Biz bunun bu yalanları sebebiyle aldığımız tazminatlardan artık bıkar hale geldik.

Bizim siyasetimiz kavga değil kardeşlik siyasetidir. Birlik, dirlik siyasetidir, aşk siyasetidir. Rahmetli Kayahan ne güzel söylemiş… İşte bununla yürüyeceğiz. Bu bir aşk hikayesidir. Bizim siyasetimiz baskı değil, özgürlük siyasetidir. Hepsinden önemlisi bizim siyasetimiz gönül siyasetidir. Çünkü gönle giren her şey göze de hoş gelir. Çünkü seçim sandıktan önce kalplerde kazanılır. Bizim insana, milletimize, siyasete bakış açımız işte budur. Biz gönül yıkmanın, gönül yapmanın gönüller kazanmanın derdindeyiz.

Biz şehirlerimizi ayağa kaldırmanın gayretindeyiz. Biz ülkemizi 2023 hedefleriyle buluşturup dünyanın en güçlü 10 devletinden biri yapmanın peşindeyiz. Biz insanımızı kucaklaştırmanın, birleştirmenin çabasındayız. 31 Mart sonrasında da milletimize projelerimiz dışında en önemli vaadimiz olarak gönül belediyeciliğinin sözünü veriyoruz. 81 vilayetimiz 922 ilçemizin her birine tevazu, samimiyet ve gayretle hizmet etme sözü veriyoruz. Kim ne derse desin Türk milletinin en büyük güç kaynağı kardeşliğidir. Acılarını paylaşarak azaltmasıdır.

Açık söylüyorum. Dünyada bu kadar kısa süre içerisinde bizim kadar ağır saldırılara maruz kalıp da ayakta durabilecek bir başka ülke olmamıştır. Bunun da en yakın şahidi ise Ankara’dır, Başkentimiz. Son 6 yıl içerisinde Gezi’deki sokak teröründen kanlı darbe girişimine, ekonomik sabotajlardan terör eylemlerine kadar Ankara’nın şahit olmadığı neredeyse hiçbir saldırı kalmadı. Ama Ankara bütün bunların üstesinden gelerek daima daha ileriye doğru yol aldı. Onca provokasyona rağmen Ankaralı kardeşliğinden taviz vermedi. Ankaralı sinmedi, pusmadı. Tehditler karşısında geri adım atmadı. Ölüm kusan silahlara rağmen Ankaralı, hainlere boyun eğmedi. İnşallah Ankaralı kardeşlerim, birliğine, beraberliğine kardeşliğine böyle güçlü şekilde karşı çıktıksa önümüzü kesecek hiçbir güç yoktur.

31 Mart’ta sandıklara koşmanızı bekliyoruz. Gitmemezlik yapmayın. Yakınlarınızda olanları alın götürün. Hatta memleketlerinizde yakınlarınıza bu işin ne kadar ciddi bir beka meselesi olduğunu anlatın.

On binlerce km’den milletimize tehdide yeltenenlere hak ettikleri cevabı vermek için sandıklara sahip çıkmalıyız. Bunun için sizlerden bir söz almak istiyorum.

31 Mart seçimlerine sayılı günler kaldı. 10 gün sonra oylarımızı kullanacağız. Bu seçime partiler ittifak ile girdi. Biz, MHP ile Cumhur İttifakını kurduk. Karşımızda dörtlü çete var. bunlar Kandil’den yönetiliyor unutmayın. Ve Kandil’den yönetilen bu çete ile bir mücadele vereceğiz. İşi sıkı tutmamız lazım, ihmale gelmez. Çok gayret edeceğiz ki bunlara sandıkta en büyük dersi verelim. 24 Haziran’dan bu yana Cumhur İttifakı olarak alnımızın akıyla çıktık. İttifakı nasıl kurduğumuzu, hangi adayları destekleyeceğimizi milletimize ilan ettik. Tüm süreç sizlerin gözü önünde gerçekleşti. Aldığımız kararları, vardığımız mutabakatı şeffaf şekilde paylaştık. Cumhur İttifakı olarak Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayımız Mehmet Özhaseki kardeşimizdir.

Ankara’yı rastgele ellere teslim edemeyiz. Sahte imzalarla senet imzalayanlara teslim edemeyiz. İki dönem kaybeden birisiyle Mehmet bey mukayese edilir mi? İstiyoruz ki Ankara emin ellerde devam inşallah desin.

Bizim gizli saklı hiçbir işimiz yok. Peki muhalefet ne yaptı? Gittiler matruşka ittifakı kurdular. Ancak ittifaka daldıkça içinden bölücüler çıkıyor. Taksim’de ezanı ıslıklayan edepsizler çıkıyor. İttifakı deştikçe içinden Pensilvanya’nın Kandil’in uzantıları çıkıyor. Bu ittifakta her şey var ama samimiyet yok. Her türlü alengirli iş var, doğruluğa yer yok. Bölücü heveslere tahammül var, ama vatanperverliğe tahammül yok. Bay Kemal ve hanımefendi, ilk günden itibaren ittifakın asıl ortağının kim olduğunu gizlemeye dikkat ettiler. 

Milletin de gerçeği görmeyeceğin zannettiler. Geçen hafta ittifakın gizli ortağı, asıl patronu çıktı ve postayı koydu.

Kaynak: hurriyet.com.tr




Copyright © 2018 Dijital Sandık Tüm hakları saklıdır.